Kapadokya’da Hristiyanlık Dönemi 

Hristiyanlık, M.S. 1. yüzyılda Roma İmparatorluğu sınırları içinde hızla yayılmaya başladı. Kapadokya, o dönem Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’daki önemli eyaletlerinden biriydi. Aziz Petrus ve Pavlus’un misyonerlik faaliyetleri sayesinde Hristiyanlık Kapadokya’ya da ulaştı. Ancak bu dönemde Hristiyanlık yasak olduğu için, inananlar Roma zulmünden kaçarak Kapadokya’nın mağara ve yeraltı şehirlerine sığındılar. Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak, Tatlarin gibi yeraltı şehirleri bu dönemde gizlenme ve ibadet merkezleri olarak kullanıldı. İmparator Decius ve Diocletianus dönemlerinde Hristiyanlara büyük baskılar yapıldı. Kapadokya’daki yumuşak tüf kayalar, Hristiyanların gizli ibadet yerleri ve sığınakları hâline geldi. Bu dönemde insanlar, kayalara küçük şapeller ve tünellerle birbirine bağlı yaşam alanları oydular.

313 yılında Milano Fermanı ile Hristiyanlık serbest bırakıldı. Bu tarihten sonra Kapadokya rahiplik (monastik) yaşamın merkezi haline geldi. Aziz Basileios (Kayserili Basil), Aziz Gregorios Nazianzoslu ve Aziz Gregorios Nyssalı (üç Kapadokyalı aziz) bu dönemde yaşadı. Bu üç aziz, Hristiyan teolojisinin ve manastır yaşamının kurucuları sayılır. Ve Kapadokya, “Doğu Hristiyanlığı’nın kalbi” olarak anılmaya başlandı.

6.–10. yüzyıllar arasında Kapadokya, kaya oyma kiliseleri ve manastır toplulukları ile doldu. Bu kiliselerin çoğu Göreme, Zelve, Soğanlı, Ihlara Vadisi gibi yerlerde bulunur. Kiliselerin duvarlarında fresk (duvar resmi) tekniğiyle yapılmış İsa, Meryem, azizler ve İncil sahneleri yer alır.

Örnekler:

      • Tokalı Kilise (Göreme Açık Hava Müzesi’nde)
      • Elmalı Kilise (Göreme Açık Hava Müzesi’nde) )
      • Yılanlı Kilise (Aksaray Ihlara Vadisi’nde)
      • Aziz Barbara Şapeli ( Göreme)

Bu yapılar sadece ibadet yeri değil, aynı zamanda eğitim ve inziva merkezleriydi.

  • Kapadokya’daki Hristiyanlık mirası, UNESCO Dünya Mirası olarak korunmaktadır (Göreme Milli Parkı, 1985).
  • Her yıl çok sayıda turist ve hacı adayı bölgedeki kiliseleri, manastırları ve yeraltı şehirlerini ziyaret eder.
  • Bu miras, Kapadokya’nın hem tarihi kimliğinin hem de kültürel çeşitliliğinin simgesidir.